

Dernek Nedir?
Türk Medeni Kanunu’nun 56. maddesi ve Dernekler Kanunu’nun 2. maddesi a bendi uyarınca dernekler, gerçek veya tüzel en az yedi kişinin kazanç paylaşma dışında belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları, tüzel kişiliğe sahip kişi topluluklarıdır.
Tanımdan anlaşıldığı üzere, derneklerin varlık kazanabilmesi için üç temel unsurun bir araya gelmesi gerekmektedir:
1. derneğin bir kişi topluluğu oluşu
2. topluluğunun belirli bir amacı gerçekleştirmek adına bir araya gelmesi
3. topluluğun tüzel kişiliğe sahip olması
Dernek Nasıl Kurulur?
Dernek kurma hürriyeti, Anayasa’nın 33. maddesi ve Dernekler Kanunu’nun 3. maddesinde güvence altına alınmıştır. Bu bağlamda herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma, derneğe üye olma ve dernek üyeliğinden çıkma hürriyetine sahiptir. Dernek kurma hürriyeti ancak millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık, genel ahlak ile başkalarının hürriyetlerinin korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir.
Bir derneğin kurulabilmesi için kurucuların dernek tüzüğü, kuruluş bildirimi ve diğer belgelerle mahallin en büyük mülki amirine başvurması gerekmektedir. Derneklerin kuruluşu, faaliyetleri ve denetimi ile görevli olan Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından dernek kuruluşu için talep edilen belgeler aşağıda sıralanmıştır:
-1 adet Dernekler Yönetmeliği Ek 2’de örneği bulunan gerçek veya tüzel en az yedi kurucu tarafından doldurulmuş ve imzalanmış Kuruluş Bildirimi Formu
-1 adet dernek kurucuları tarafından her sayfası imzalanmış Dernek Tüzüğü
-1 adet dernek kurucuları arasında tüzel kişiliklerin bulunması halinde; bu tüzel kişilerin unvanı, yerleşim yeri ve kuruluş belgesi ile tüzel kişiliklerin organları tarafından yetkilendirilen gerçek kişi de belirtilmek kaydıyla bu konuda alınmış kararın örneği
-1 adet kurucular arasında yabancı dernek veya dernek ve vakıf dışında kar amacı gütmeyen kuruluşlar bulunması halinde, bu tüzel kişilerin derneklere kurucu olabilmesine dair İçişleri Bakanlığınca izin verildiğini belirten dernek kurucuları tarafından imzalanmış yazılı beyan
-1 adet kurucular arasında yabancı uyruklular varsa, bunların Türkiye’de yerleşme hakkına sahip olduklarını gösterir belgelerin örnekleri
–1 adet dernek merkezinin tapu kütüğünde mesken olarak gösterilen yerlerde bulunacak olması halinde kat malikleri kurulunun oybirliği ile alacağı karar örneği (muvafakatname)
İlgili belgelerin mülki idare amirliğine verilmesiyle dernekler tüzel kişilik kazanırlar. Başvuru sonrası kuruluş bildirimi, mülki idare amirliği tarafından dernekler birimine iletilir. Daha sonra başvuru sahibine kuruluş bildirimi ve eklerinin alındığına dair Dernekler Yönetmeliği Ek 1’de yer alan Alındı Belgesi verilir.
Kuruluş bildirimi, dernek tüzüğü ve diğer belgelerin doğruluğu; mülki idare amirliği tarafından altmış gün içinde incelenir. Kanuna aykırılık veya noksanlık tespit edilmesi halinde bunların giderilmesi tebligatla istenir. Tebliğden itibaren otuz gün içinde noksanlığın tamamlanmaması veya aykırılığın giderilmemesi halinde ise mülki idare amirliği, derneğin feshi konusunda dava açması için durumu Cumhuriyet savcılığına bildirir. Cumhuriyet savcısı mahkemeden derneğin faaliyetinin durdurulmasına karar verilmesini isteyebilir. Noksanlığın tamamlanması veya aykırılığın giderilmesi halinde ise dernek, dernekler kütüğüne kaydedilir.
Önemle belirtmek gerekir ki; kuruluş bildiriminde, tüzüğünde ve diğer belgelerinde kanuna aykırılık veya noksanlığın bulunmaması ya da kanuna aykırılık ve noksanlığın verilen süre içinde giderilmesi durumda, durumun derneğe yazılı olarak bildirilmesinden itibaren altı ay içinde derneğin ilk genel kurul toplantısını yapması ve organlarını oluşturması zorunludur.
Dernek Tüzüğü
Her derneğin bir tüzüğü bulunmak zorundadır. Tüzük, bir derneğin “anayasası” olarak kabul edilir. Ancak tüzük hazırlanırken, kanunların getirdiği emredici ve zorunlu şartlara uymak zorunludur. Dernekler Kanunu’nun 4. maddesinde, bir tüzükte bulunması zorunlu maddeler sıralanmıştır:
-Derneğin adı ve merkezi.
-Derneğin amacı ve bu amacı gerçekleştirmek için dernekçe sürdürülecek çalışma konuları ve çalışma biçimleri ile faaliyet alanı.
-Derneğe üye olma ve üyelikten çıkmanın şart ve şekilleri.
-Genel kurulun toplanma şekli ve zamanı.
-Genel kurulun görevleri, yetkileri, oy kullanma ve karar alma usul ve şekilleri.
-Yönetim ve denetim kurullarının görev ve yetkileri, ne suretle seçileceği, asıl ve yedek üye sayısı.
-Derneğin şubesinin bulunup bulunmayacağı, bulunacak ise şubelerin nasıl kurulacağı, görev ve yetkileri ile dernek genel kurulunda nasıl temsil edileceği.
-Üyelerin ödeyecekleri giriş ve yıllık aidat miktarının belirlenme şekli.
-Derneğin borçlanma usulleri.
-Derneğin iç denetim şekilleri.
-Tüzüğün ne şekilde değiştirileceği.
-Derneğin feshi halinde mal varlığının tasfiye şekli.
Dernekte Tutulan Defterler
Derneklerin tutacağı defterlerin esası, Dernekler Kanunu ile Dernekler Yönetmeliği’nde düzenlenmiştir. Dernekler, esasen, işletme hesabı esasına göre defter tutarlar. Ancak, kamu yararına çalışma statüsü bulunan dernekler ile yıllık brüt gelirleri beş yüz bin TL’yi aşan derneklerin; takip eden hesap döneminden başlayarak bilanço esasına göre defter tutması zorunludur. İşletme hesabı esasına göre defter tutan dernekler, dilerse para sınırına bağlı kalmaksızın, yönetim kurulu kararı ile bilanço esasına göre defter tutabilirler. Bilanço esasına geçen dernekler, üst üste iki hesap döneminde belirtilen para sınırının altına düşerlerse, takip eden yıldan itibaren işletme hesabı esasına dönebilirler.
Ticari işletmesi bulunan derneklerin, ticari işletmeleri için, ayrıca Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre defter tutması gerekmektedir.
Önemle belirtmek gerekir ki; tutulması zorunlu defterler, elektronik ortamda tutulacak defterler hariç olmak üzere, kullanılmaya başlanılmadan önce il müdürlüğünden veya noterden onaylattırılmalıdır.
İşletme hesabı esasında tutulması zorunlu olan ve olmayan defterler ile uyulacak esaslar aşağıdaki gibidir:
1. Karar Defteri: Yönetim kurulu kararları tarih ve numara sırasıyla bu deftere yazılır ve kararların altı toplantıya katılan üyelerce imzalanır. Tutulması zorunludur.
2. Üye Kayıt Defteri: Derneğe üye olarak girenlerin kimlik bilgileri, derneğe giriş ve çıkış tarihleri bu deftere işlenir. Üyelerin ödedikleri giriş ve yıllık aidat miktarları da bu deftere işlenebilir. Tutulması zorunludur.
3. Evrak Kayıt Defteri: Gelen ve giden evraklar, tarih ve sıra numarası ile bu deftere kaydedilir. Gelen evrakın asılları ve giden evrakın kopyaları dosyalanır. Elektronik posta yoluyla gelen veya giden evraklar çıktısı alınmak suretiyle saklanır. Tutulması zorunludur.
4. İşletme Hesabı Defteri: Dernek adına alınan gelirler ve yapılan giderler açık ve düzenli olarak bu deftere işlenir. Tutulması zorunludur.
5. Demirbaş Defteri: Derneğe ait demirbaşların edinme tarihi ve şekli ile kullanıldıkları veya verildikleri yerler ve kullanım sürelerini dolduranların kayıttan düşürülmesi bu deftere işlenir. Tutulması zorunlu değildir.
6. Alındı Belgesi Kayıt Defteri: Alındı belgelerinin seri ve sıra numaraları, bu belgeleri alan ve iade edelerin adı, soyadı ve imzaları ile aldıkları ve iade ettikleri tarihler bu deftere işlenir. Tutulması zorunlu değildir.
Bilanço esasında tutulması zorunlu olan ve olmayan defterler ile uyulacak esaslar aşağıdaki gibidir:
1. Tutulması zorunlu olan defterlerden karar defteri, üye kayıt defteri, evrak kayıt defteri ile tutulması zorunlu olmayan alındı belgesi kayıt defteri; bilanço esasında defter tutan derneklerde de tutulur.
2. Yevmiye defteri, büyük defter ve envanter defterinin tutulma usulü ile kayıt şekli, Vergi Usul Kanunu ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğleri esaslarına göre yapılır. Yevmiye defteri ile büyük defteri tutmak zorunluyken envanter defterini tutmak zorunlu değildir.
Derneklere ait belgeler, kaydedildikleri defterdeki kayıt sırasına uygun olarak numaralandırılarak saklanmalıdır. Tutulacak defter ve kayıtların mürekkepli kalemle, Türkçe tutulması gerekmektedir. Defterlere geçirilen bir kayıt; kazımak, çizmek veya silmek suretiyle okunamaz hale getirilemez. Karar defterinin sayfa sonunda imza için bırakılan bölümü hariç defterlerin satırları, çizilmeksizin boş bırakılamaz ve atlanamaz. Ciltli defterlerde, defter sayfaları ciltten koparılamaz. Tasdikli form veya sürekli form yapraklarının sırası bozulamaz ve bunlar yırtılamaz.
Defterler bilgisayar ortamında tutulmak isteniyorsa; form veya sürekli form şeklinde tutulabilir. Ancak kullanılmaya başlanmadan önce defterlerin her bir sayfasına numara verilerek ve onaylatılarak kullanılması, onaylı sayfalar kullanıldıktan sonra defter haline getirilerek muhafaza edilmesi gerekmektedir.
Kayıt zamanı:
İşlemler, dernek defterlerine günlük olarak kaydedilir. Ancak, gelir ve gider kayıtlarının işin hacmi ve gereklerine uygun bir muhasebe düzeni içerisinde, on günden fazla geciktirilmeden kaydedilmesi şarttır.
Kayıtlarını; muhasebe fişleri ve bordro gibi yetkili amirlerin imza ve parafını taşıyan belgelere dayandırarak tutan dernekler ise işlemlerin bu belgelere kaydedilmesi, deftere işlenmiş sayılır. Ancak bu kayıtların esas defterlere kırk beş günden önce kaydedilmesi gerekmektedir.
Hesap dönemi:
Derneklerde hesap dönemi bir takvim yılıdır. Hesap dönemi 1 Ocak’ta başlar ve 31 Aralık’ta sona erer. Yeni kurulan derneklerde ise hesap dönemi kuruluş tarihinde başlar ve 31 Aralık’ta sona erer.
Defterlerin ara tasdiki:
Dernekler Yönetmeliği’nde belirtilen defterler, sayfaları tamamlanana kadar kullanılmaya devam edilir ve ara tasdiki yapılmaz. Ancak, Yevmiye Defteri her yıl kullanılmadan önceki son ayda yeniden tasdik ettirilir.
İşletme hesabına göre raporlama:
İşletme hesabı esasına göre kayıt tutan dernekler, yıl sonunda Dernekler Yönetmeliği Ek 16’da belirtilen şekilde “İşletme Hesabı Tablosu” düzenlemekle yükümlüdür.
Bilanço esasına göre raporlama:
Bilanço esasına göre defter tutan dernekler, yıl sonunda Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine dayanarak bilanço ve gelir tablosu düzenlemekle yükümlüdür.
Dernek Kurma ve Üye Olma Şartları
Anayasa’nın 33. maddesine göre herkes; önceden izin almaksızın dernek kurma, derneğe üye olma ya da üyelikten çıkma hürriyetine sahiptir. Ancak Türk Medeni Kanunu’nun 57. maddesi 2. fıkrası ile Dernekler Kanunu’nun 3. maddesinden anlaşıldığı üzere sadece fiil ehliyetine sahip gerçek veya tüzel kişiler dernek kurabilir ve dernek üyesi olabilir.
Dernek üyeliği; derneğin kuruluşuna katılarak veya kurulmuş bir derneğe üye olarak kazanılabilir. Derneğe başvurmak isteyen üyenin derneğe yazılı olarak üyelik başvurusu yapması gerekir. Yazılı başvuru, dernek yönetim kurulunca en çok otuz gün içinde karara bağlanır ve sonuç yazıyla başvuru sahibine bildirilir. Başvurusu kabul edilen üye, bu amaçla tutulan deftere kaydedilir. Önemle belirtmek gerekir ki, üye başvurusunda bulunan kişilerin kanunun aradığı şartların yanı sıra, derneğin tüzüğünde bulunması zorunlu maddelerden olan üyelik şartlarını da karşılaması gerekmektedir.
Türk Medeni Kanunu’nun 63. maddesi “Hiç kimse, bir derneğe üye olmaya ve hiçbir dernek de üye kabul etmeye zorlanamaz.” hükmünü havidir. Bu sebeple; üye adayı gerekli şartları karşılıyor olsa dahi, aksi dernek tüzüğünde yer almadığı takdirde, derneğin üye adayının başvurusunu kabul etme zorunluluğu bulunmamaktadır.
İrade dışı veya iradi sebeplerle dernek üyeliği sona erebilir. Ölüm ve ölüme bağlı sonuçların gerçekleşmesi, derneğin sona ermesi, dernek tüzüğünde yer alan bozucu sebebin gerçekleşmesi, dernek üyeliği için sağlanan şartlardan birinin ortadan kalkması gibi derneğin veya dernek üyesinin iradesine dayanmayan sebeplerle dernek üyeliği kendiliğinden sona erebilir. Belirtmek gerekir ki; üyelik, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hukuki ilişki olduğundan üyeliğin mirasçılara intikali söz konusu olamaz. Bu nedenle, üyenin ölmesi veya gaipliğine karar verilmesi halinde üyelik sona erer. Bunun yanı sıra, üyelik, derneğin veya üyenin irade beyanı ile sona erebilir. Üye, derneğe yönelttiği tek taraflı irade beyanıyla üyelikten istifa edebilir veya dernek, üyeye yönelttiği tek taraflı irade beyanıyla üyeyi ihraç edebilir. İhraç kararını alacak dernek organı, tüzükte aksi belirtilmediği takdirde, genel kuruldur. Her ne kadar başka bir organın ihraç kararı alacağı tüzükte kararlaştırılmış olsa da, son kararı alma yetkisi Türk Medeni Kanunu’nun 80. maddesinde genel kurula tanınmıştır.
Dernek tüzüğünde düzenlenen ihraç sebeplerinden birinin gerçekleşmesi halinde, üye bu sebebe dayanılarak ihraç edilebilir. Ancak, tüzükte belirtilmeyen bir sebeple ihraç söz konusuysa veya tüzükte ihraç sebepleri açıkça sayılmamışsa, üyenin ihraç edilebilmesi için Türk Medeni Kanunu’nun 67. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca “haklı sebebin” varlığı aranır. Kısaca haklı sebep; dürüstlük kuralına göre derneğin ilgili üye ile ilişkisine devam etmesinin beklenemeyeceği hallerdir.
İhraç kararı alındıktan sonra ilgili üyeye savunma hakkının tanınması önem arz etmektedir. Aksi takdirde üye, kendisine savunma hakkı tanınmadığı gerekçesiyle ihraç kararına itirazda bulunabilir.
Üyelik, hangi sebeple olursa olsun sona erdiğinde, ileriye etkili şekilde sona erer. Bu nedenle, sona erme anına kadar hak ve yükümlülükler devam eder. Üyeliğin sona ermesiyle hak ve yükümlülükler de sona erer.
Üyelerin Hak ve Yükümlülükleri
a. Üyelerin Hakları:
Türk Medeni Kanunu’nun 68. maddesi 1. fıkrası uyarınca her üye eşit haklara sahiptir. Her üyenin; derneğin faaliyetlerine ve yönetimine katılma hakkı ile derneğin tesislerinden ve faaliyetlerinden yararlanma hakkı vardır. Her üyenin genel kurulda bir oy hakkı vardır ve üyeler oyunu şahsen kullanmak zorundadır. Ancak, onursal üyelerin oy hakkı yoktur.
b. Üyelerin Yükümlülükleri:
Üyeler, ödenti verme borcu içindedir. Ödenti verme borcu, tüzükle düzenlenir. Tüzükte düzenleme yoksa üyeler, zorunlu ödentilere eşit olarak katılırlar. Dernekten çıkan veya çıkarılan üyeler, üyelikte bulunduğu sürenin ödentisini vermek zorundadır. Ancak onursal üyeler ödenti vermek zorunda değildir.
Ödenti verme borcu dışında üyeler dernek düzenine uymak, derneğe sadakat göstermek, derneğin amacına uygun davranmak ve amacın gerçekleşmesini güçleştirici veya engelleyici davranışlardan kaçınmakla yükümlüdür.
Derneğin Zorunlu Organları
Genel kurul, yönetim kurulu ve denetim kurulu derneğin zorunlu organlarıdır. Dernekler, zorunlu organlar dışında ihtiyari organlar oluşturmakta serbestlerdir. Ancak bu organlara zorunlu organların görev, yetki ve sorumlulukları devredilemez.
a. Genel Kurul:
Derneğe kayıtlı üyelerden oluşan genel kurul, derneğin temelini oluşturan en yetkili karar organıdır. Üyelerin iradelerinin birleşmesiyle dernek iradesinin şekillendiği ve faaliyetlerinin belirlendiği organdır.
Türk Medeni Kanunu’nun 80. maddesinde genel kurulun görev ve yetkileri belirlenmiştir. Genel kurul; üyeliğe kabul ve üyelikten çıkarma hakkında son kararı verir, dernek organlarını seçer ve derneğin diğer organlarına verilmemiş olan işleri görür. Bunun yanı sıra, derneğin diğer organlarını denetler ve onları haklı sebeplerle her zaman görevden alabilir.
aa. Genel Kurul Toplantısı
Genel kurul; dernek tüzüğünde belirlenen zamanlarda olağan, yönetim veya denetim kurulunun gerekli gördüğü hallerde veya dernek üyelerinden beşte birinin yazılı isteği üzerine otuz gün içinde olağanüstü toplanır. Olağan genel kurul toplantılarının en geç üç yılda bir yapılması zorunludur. Yönetim kurulunun toplantıya çağırmasıyla genel kurul toplantısı gerçekleştirilir. Genel kurul toplantısına ilişkin esaslar, Dernekler Yönetmeliği’nde düzenlenmiştir.
Çağrı Usulü:
Toplantıya çağrı usulü ve toplantının ertelenmesine ilişkin konuların yönetmelikle düzenleneceği Türk Medeni Kanunu’nun 77. maddesi 2. fıkrasında belirtilmiştir. Dernekler Yönetmeliği’nin 14. maddesi uyarınca yönetim kurulu, dernek tüzüğüne göre genel kurula katılma hakkı bulunan üyeleri; en az on beş gün önceden, toplantının günü, saati, yeri ve gündemi en az bir gazetede veya derneğin internet sayfasında ilan etmek, yazılı olarak bildirmek, üyenin bildirdiği elektronik posta adresine ya da iletişim numarasına mesaj göndermek veya mahalli yayın araçları kullanmak suretiyle toplantıya çağırır. Bu çağrıda, çoğunluk sağlanamaması sebebiyle toplantı yapılamazsa ikinci toplantının hangi gün, saat ve yerde yapılacağı da belirtilir. Ancak, ilk toplantı ile ikinci toplantı arasındaki süre yedi günden az, altmış günden fazla olamaz.
Toplantı, çoğunluk sağlanamaması dışında başka bir nedenle geri bırakılırsa, gerekçesiyle birlikte üyelere ilk toplantıdaki çağrı usulüne uygun olarak duyurulur. İkinci toplantı, erteleme tarihinden itibaren en geç altı ay içinde yapılmalı ve üyeler aynı esaslara göre yeniden çağrılmalıdır. Vurgulamak gerekir ki, genel kurul toplantısı birden fazla geri bırakılamaz.
Toplantı Yeri:
Türk Medeni Kanunu’nun 78. maddesi uyarınca genel kurul toplantıları, dernek merkezinde yapılır. Ancak, dernek tüzüğünde aksi kararlaştırılabilir.
Toplantı Yeter Sayısı:
Toplantı yeter sayısı, genel kurulun toplanabilmesi için gerekli asgari üye sayısıdır. Genel kurul, katılma hakkı bulunan üyelerin salt çoğunluğuyla, tüzük değişikliği ve fesih durumlarında ise üçte iki çoğunlukla toplanır. Çoğunluk sağlanamazsa ikinci toplantıda çoğunluk aranmaz; ancak, katılan üye sayısı yönetim ve denetim kurulları üye tam sayısının en az iki katı olmalıdır. Toplantı yeter sayısının sağlanamaması nedeniyle üst üste iki olağan genel kurul toplantısının yapılamaması halinde dernek kendiliğinden sona erer.
Toplantı Karar Yeter Sayısı:
Genel kurul kararları, toplantıya katılan üyelerin salt çoğunluğuyla alınır. Ancak tüzük değişikliği ve derneğin feshi kararları, toplantıya katılan üyelerin üçte iki çoğunluğuyla alınabilir. Dernek tüzüğünde karar yeter sayısı artırılabilir; ancak, kanunun öngördüğü oranın altında bir oran belirlenemez.
Hiçbir dernek üyesi, tüzel kişi adına oy kullanacak kişi dahil; dernek ile kendisi, eşi, üstsoyu ve altsoyu arasındaki bir hukuki işlem veya uyuşmazlık konusunda alınması gereken kararlarda oy kullanamaz.
Toplantı Usulü:
Genel kurul toplantılarının yapılış usulü, gerek Türk Medeni Kanunu gerek Dernekler Yönetmeliği’nde detaylıca düzenlenmiştir.
Genel kurula katılma hakkı bulunan üyelerin listesi toplantı yerinde bulundurulur. Üyeler, kimlik kontrolü sonrası listedeki adları karşısına imza atarak toplantıya katılır. Kimlik göstermeyen, listeyi imzalamayan veya katılma hakkı bulunmayanlar toplantı yerine alınmaz ancak ayrı bir bölümden toplantıyı izleyebilir.
Toplantı yeter sayısı sağlanmışsa, durum tutanakla tespit edilerek yönetim kurulu başkanı veya görevlendirdiği üye tarafından açılış yapılır. Ardından, toplantıyı yönetmek üzere divan heyeti seçilir. Oy kullanacak üyeler kimliklerini göstererek hazirun listesini imzalar.
Toplantının yönetimi ve güvenliğinin sağlanması divan başkanına aittir. Genel kurul, gündemdeki konuları karara bağladıktan sonra sonuçlandırılır. Her üyenin bir oy hakkı olup, oy şahsen kullanılır.
Kararlar tutanağa geçirilerek divan başkanı ve yazmanlarca imzalanır. Toplantı sonunda, tutanak ve belgeler yönetim kurulu başkanına teslim edilir. Başkan, ilgili belgeleri korumak ve yeni seçilen yönetime yedi gün içinde teslim etmekle yükümlüdür.
Genel kurul sonuç bildirimi:
Olağan ve olağanüstü genel kurul toplantılarını izleyen 45 gün içinde dernekler, yönetim ve denetim kurulları ile diğer organlara seçilen asıl ve yedek üyeleri içeren, Dernekler Yönetmeliği Ek 3’te yer alan Genel Kurul Sonuç Bildirimini mülki idare amirliğine sunmakla yükümlüdür. Tüzük değişikliği yapılmışsa; toplantı tutanağı, eski ve yeni madde metinleri ile yönetim kurulu üyelerinin salt çoğunluğu tarafından her sayfası imzalanmış güncel tüzük, aynı süre içinde mülki idare amirliğine sunulmalıdır.
Sivil Toplumla İlişkiler birimleri; ilgili genel kurul sonuç bildirimi ve eklerinin mevzuata uygunluğunu incelemekle yükümlüdür. Eksiklik veya hata tespit edilmesi durumunda, ilgili derneklerden düzeltme talep edilir ve eksikliklerin giderilmemesi halinde gerekli yasal işlem başlatılır.
Genel Kurul Kararlarının İptali:
Toplantıda hazır bulunan ve kanuna veya tüzüğe aykırı kararları kabul etmeyen üyeler, karar tarihinden itibaren bir ay içinde mahkemeye başvurarak genel kurul kararının iptalini isteyebilir. Toplantıya katılmayan üyeler ise kararı öğrenmelerinden itibaren bir ay içinde iptal davası açabilir, ancak her durumda karar tarihinden itibaren üç ay içinde mahkemeye başvuruda bulunulabilir. Belirtmek gerekir ki; iptal davası açacak üyenin, kararın alındığı genel kurul toplantısına katılmamış olması veya katılmakla beraber aleyhte oy kullanmış olması aranmaktadır.
b. Yönetim Kurulu:
Yönetim kurulu; kanun ve dernek tüzüğü çerçevesinde, derneğin günlük işlerini yönetmekle, alınan kararların uygulanmasını sağlamakla, dış ilişkilerde derneğin temsil edilmesiyle görevlidir. Ancak temsil yetkisi, yönetim kurulu tarafından üyelerden birine veya üçüncü bir kişiye devredilebilir.
Derneğin yürütme ve temsil organı olan yönetim kurulu, beş asıl ve beş yedek üyeden az olmamak üzere dernek tüzüğünde belirlenen sayıda üyeden oluşur.
Yönetim kurulunun görev süresi, dernek tüzüğünde belirtilir. Görev süresi içinde boşalan üyelikler, yedek üyelerle doldurulur. Boşalan üyeliklerin yedek üyelerle doldurulmasına rağmen üye tamsayısının yarıdan aşağı düşmesi halinde, genel kurulun mevcut yönetim kurulu üyeleri veya denetim kurulu tarafından bir ay içinde toplantıya çağrılması zorunludur. Çağrı yapılmadığı takdirde, üyelerden birinin talebi üzerine sulh hakimi, üç üyeyi genel kurulu toplantıya çağırmakla görevlendirir.
Dernek yönetim kurulu başkanları, her takvim yılının ilk dört ayı içinde bir önceki yıla ait Dernekler Yönetmeliği Ek 21’de yer alan Dernek Beyannamelerini mülki idare amirliğine sunmakla yükümlüdürler.
c. Denetim Kurulu:
Derneğin iç denetimini sağlama amacına yönelmiş zorunlu bir organ olan denetim kurulu, genel kurul tarafından seçilen üç asıl ve üç yedek üyeden az olmamak üzere dernek tüzüğünde belirtilen sayıda üyeden oluşur.
Denetim kurulu; dernek tüzüğünde belirlenen esas ve usullere göre ve bir yılı geçmeyen aralıklarla, derneğin faaliyetlerinin tüzükte belirtilen amaç ve çalışma konularına uygunluğunu, defter, hesap ve kayıtlarının mevzuata ve tüzüğe uygunluğunu denetler, denetim sonuçlarını ise bir rapor halinde yönetim kuruluna ve genel kurula sunar.
Son yıllarda, hem varlık sahiplerinin hem de yöneticilerin UNPRI ve BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri gibi küresel girişimleri giderek daha fazla benimsemesiyle, yatırımcıların ilgisinde ESG uyumlu yatırımlara doğru gözle görülür bir değişim yaşandı. Bu eğilime, sürdürülebilir yatırım seçeneklerine yönelik perakende talebinde gözle görülür bir artış eşlik ediyor. Bu değişimler, varlık sahiplerinin ve yöneticilerinin ESG hakkındaki duruşlarını ve yatırım karar alma süreçlerindeki rolünü net bir şekilde tanımlamaları için bir fırsat yaratıyor.
ESG faktörleri ile yatırım kararı alma arasındaki gelişen bağlantı, fonları ve varlık yönetimi sektörünü önemli ölçüde etkiliyor. Varlık sahipleri ve yöneticileri, önerilen herhangi bir işlemde veya yatırım kararında ESG hususlarını hesaba katmak konusunda kendilerini giderek daha fazla yükümlü buluyorlar. Bu, sürdürülebilirlik risklerinin uygun şekilde değerlendirilmesini ve yatırımların müvekkillerinin veya yararlanıcılarının ESG tercihleriyle uyumlu olmasını sağlar. Sonuç olarak, ESG konularının entegrasyonu yalnızca bir uyum çalışması olmaktan çıkıp varlık sahipleri ve yöneticileri için temel bir iş hususu haline geldi.
Bu gelişmeleri yakından takip ederek, işletmelerin ESG süreçlerinde ihtiyaçları olan entegrasyonu sağlama konusunda geniş deneyime sahibiz. Hizmetlerimiz, organizasyon düzeyinde stratejik ve operasyonel tavsiyeler sunmaktan, ESG ile ilgili stratejilerin başlatılmasına veya yatırım yapılmasına yardımcı olmaya kadar uzanır.
Kurumsal amaç, hesap verebilirlik ve operasyonel dayanıklılığa artan vurgu, kurumsal stratejiler kapsamında çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) hususlarının önemini artırmaya devam ediyor.
Geçmişte bu tür konular genellikle finansal değeri azaltıcı olarak görülebilirken, artık sürdürülebilir iş uygulamalarının yalnızca riskleri azaltmakla kalmayıp aynı zamanda şirketlerin değerini de artırdığına dair giderek artan bir farkındalık var. Her işletmenin farklı riskleri olsa da, iklim değişikliği etkisi, yolsuzluk gibi etik ihlaller, işçi hakları ihlalleri, modern kölelik ve insan hakları ihlalleri, cinsel taciz iddiaları, iş yeri kültürü ve vergi kaçakçılığı gibi konular yaygın riskler arasında yer alıyor.
İşletmelere, fırsatları yakalarken ESG risklerini etkili bir şekilde yönetmeye yönelik stratejileri anlamalarına ve uygulama süreçlerinde yol arkadaşı oluyoruz. Yönetişim, insan hakları, iklimle ilgili kaygılar ve topluluk katılımını kapsayan derin uzmanlığımızdan ve kapsamlı pazar bilgimizden yararlanarak, işletmelerin uzun vadeli dayanıklı temellerde, başarı bir ESG ortamını en sağlıklı yöntemlerle yönetecek stratejileri geliştiriyoruz.